07.07.2026 10:14
Güncellenme: 10.07.2026 09:58

Ankara'da başlayan NATO Zirvesi, yalnızca küresel güvenlik politikaları açısından değil, ekonomik ve jeopolitik etkileri nedeniyle de dünya kamuoyunun dikkatini çekiyor. 32 NATO üyesi ülkenin liderlerini bir araya getiren zirvede gözler özellikle ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmeye çevrildi.
Türkiye ile ABD arasında son yıllarda zaman zaman gerilen ilişkilerde yeni bir sayfa açılıp açılmayacağı merak edilirken, F-35 savaş uçağı programı ve CAATSA yaptırımları zirvenin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Son dönemde İran krizi, Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa'nın savunma kapasitesi ve ABD'nin küresel güvenlik politikalarına ilişkin tartışmalar NATO'nun geleceğini yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Ankara'da düzenlenen zirvede liderlerin savunma harcamaları, ittifakın yeni stratejik yaklaşımı, Ukrayna'ya verilecek destek ve Orta Doğu'daki gelişmeleri değerlendirmesi bekleniyor.
Uzmanlar, zirveden çıkacak mesajların yalnızca diplomatik sonuçlar doğurmayacağını, aynı zamanda küresel piyasalarda risk algısını da etkileyebileceğini belirtiyor.
Zirvenin en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise Trump ile Erdoğan arasında gerçekleşmesi beklenen temas olarak öne çıkıyor.
Son dönemde iki ülke arasında savunma sanayii alanında normalleşme sinyalleri verilmesi, yatırımcıların da dikkatini çekmiş durumda.
Özellikle ABD basınında yer alan haberlerde Trump yönetiminin Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılımına sıcak baktığı yönündeki iddialar piyasalarda yankı buldu.
Her ne kadar süreçte Kongre onayı ve mevcut yasal engeller gibi önemli aşamalar bulunsa da, olası bir ilerleme Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilebilir.
Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından uygulanan CAATSA yaptırımları ve F-35 programından çıkarılması iki ülke ilişkilerinde önemli kırılma noktalarından biri olmuştu.
Ankara uzun süredir yaptırımların kaldırılması ve F-35 programına dönüş konusunda diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın son açıklamalarında Washington yönetiminde bu konuda olumlu bir yaklaşım bulunduğuna işaret etmesi de beklentileri artırdı.
Zirvede verilecek mesajlar, savunma sanayii iş birliklerinin geleceği açısından kritik öneme sahip olacak.
Jeopolitik gelişmeler yalnızca dış politikayı değil, finansal piyasaları da doğrudan etkiliyor.
Özellikle Türkiye'nin risk primi olarak takip edilen CDS göstergesi, yabancı yatırımcı ilgisi ve savunma sanayii şirketlerinin performansı açısından zirveden çıkacak sonuçlar önem taşıyor.
Analistler, Türkiye ile ABD arasında ilişkilerin normalleşmesine yönelik güçlü mesajların gelmesi durumunda savunma sanayii hisselerinde ve genel piyasa algısında olumlu etkiler görülebileceğini belirtiyor.
Öte yandan NATO'nun küresel güvenlik politikalarına ilişkin alacağı kararlar enerji fiyatlarından emtia piyasalarına kadar geniş bir alanı etkileyebilir.
Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülkesi olarak ittifak içerisinde kritik bir rol üstlenmeye devam ediyor.
Karadeniz, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in kesişim noktasında yer alan Türkiye, son yıllarda savunma sanayiinde attığı adımlar ve diplomatik girişimleriyle uluslararası arenadaki ağırlığını artırdı.
Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi de Türkiye'nin bölgesel ve küresel güvenlik mimarisindeki önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Önümüzdeki günlerde zirveden çıkacak kararlar ve liderler arasındaki görüşmeler, hem uluslararası ilişkilerin geleceği hem de ekonomik beklentiler açısından yakından takip edilmeye devam edecek.