
Yayınlanma: 30 Ocak 2026 09:47
Güncellenme: 31 Ocak 2026 08:39
EBITDA, Earnings Before Interest, Taxes, Depreciation and Amortization ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede genellikle FAVÖK = Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr olarak kullanılır.
En net tanım:
EBITDA, şirketin ana faaliyetlerinden ürettiği nakit benzeri kârlılığı yaklaşık olarak gösteren bir performans ölçüsüdür.
Faiz (finansman yapısı etkisi) hariç
Vergi (ülke/teşvik etkisi) hariç
Amortisman & itfa (muhasebe giderleri) hariç tutulur.
EBITDA’nın popüler olmasının sebebi, şirketleri “çekirdek faaliyet performansı” açısından daha karşılaştırılabilir hale getirmesidir.
İki şirket aynı işi yaparken:
biri daha borçlu (faiz gideri yüksek),
biri farklı ülkede (vergi oranı farklı),
biri eski makinelerle (amortisman yüksek),
diğeri yeni yatırımlı (amortisman farklı)
olabilir. EBITDA, bu farkların bir kısmını dışarıda bırakarak kıyaslamayı kolaylaştırır.
Kredi analistleri, EBITDA’yı, şirketin borç taşıma gücünü ölçen oranlarda kullanır:
Net Borç / EBITDA (kaldıraç)
Faiz Karşılama (EBITDA / Faiz gibi türevler)
Hisse değerlemede en yaygın kullanım: EV/EBITDA
Bu oran, şirketin pahalı mı ucuz mu olduğuna dair hızlı bir çerçeve sunar (tek başına karar değildir).
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Gelir tablosunda yer alan şirketin ana faaliyet karına, amortisman giderlerinin eklenmesi ile hesaplanır.
EBITDA’yı hisse değerlemede kullanmanın en pratik yolu EV/EBITDA çarpanıdır.
EV = Şirket Değeri (piyasanın şirketin “toplam işletme değerine” biçtiği değer)
Genelde şu mantıkla düşünülür:
Piyasa Değeri (Market Cap) + Net Borç (borç − nakit)
(Detaylarda azınlık payı/iştirak gibi ek kalemler olabilir.)
Neden EV?
Çünkü EBITDA “faiz öncesi” bir ölçü olduğu için, şirketi sadece özsermaye (Market Cap) ile değil borç dahil toplam değer ile karşılaştırmak daha tutarlı olur.
EV/EBITDA düşükse: “görece ucuz” olabilir.
EV/EBITDA yüksekse: “görece pahalı” olabilir.
Ama kritik nokta: Sadece aynı sektörde, benzer büyüme/riske sahip şirketlerde kıyas yapmak.
Şirket A: EV 10 milyar, EBITDA 2 milyar → EV/EBITDA = 5x
Şirket B: EV 12 milyar, EBITDA 1.5 milyar → EV/EBITDA = 8x
A, aynı kalite/riskteyse B’ye göre daha “ucuz” görünebilir.
EBITDA Marjı = EBITDA / Ciro
Marj artıyorsa: fiyatlama gücü/verimlilik iyileşiyor olabilir.
Marj düşüyorsa: maliyet baskısı, rekabet, ölçek sorunu olabilir.
Yüksek büyüme beklenen şirketler genelde daha yüksek çarpanla işlem görür:
Büyüme + güçlü marj = daha yüksek EV/EBITDA “normal” olabilir.
Düşük büyüme + zayıf marj = düşük çarpan bile “pahalı” çıkabilir.
EBITDA güçlü bir araçtır ama yanıltıcı olabildiği yerler vardır:
Amortisman çıkarıldığı için, yatırım ihtiyacı (capex) yüksek şirketlerde EBITDA gerçeği fazla “parlatabilir”.
Özellikle: üretim, altyapı, telekom, ağır sanayi.
Stok, alacak, borç değişimleri nakdi ciddi etkiler; EBITDA bunu yakalamaz.
Şirketler bazen “tek seferlik” diyerek giderleri dışarıda bırakır ve EBITDA’yı şişirebilir.
Bakılması gereken: düzeltmeler sürekli mi, gerçekten tek seferlik mi?
Finansal şirketlerde faiz gelir/gideri işin merkezidir; EBITDA genelde anlamlı olmaz.
Aynı sektördeki şirketleri kıyaslarken
Borçluluk farklılıkları yüksekse (faiz etkisini ayıklamak için)
Satın alma/şirket birleşmesi analizlerinde (M&A)
Döngüsel sektörlerde “normalleşmiş kârlılık” ararken (ek teyitlerle)
EV/EBITDA sektör ortalamasına göre nerede?
EBITDA marjı 3–5 yılda trend olarak artıyor mu?
EBITDA büyümesi sürdürülebilir mi (fiyat artışı mı, hacim mi, verimlilik mi)?
Net Borç/EBITDA kaç? (kaldıraç riski)
Capex yüksek mi? (EBITDA “nakit” diye okunmasın)
“Adjusted EBITDA” düzeltmeleri tutarlı mı?
Net kâr, faiz, vergi ve amortisman dahil tüm giderlerden sonra kalan sonuçtur. EBITDA ise bunları hariç tuttuğu için daha “faaliyet odaklı”dır.
F/K (P/E) net kâra dayanır; muhasebe ve finansman yapısından daha çok etkilenir.
EV/EBITDA borç dahil toplam değeri ve faaliyet kârlılığını karşılaştırdığı için şirket kıyaslamada sık tercih edilir.
İkisi birlikte okununca daha sağlıklı olur.
Sektöre göre dramatik değişir. En doğrusu: aynı sektör, benzer büyüme ve riskteki şirketlerin ortalamasına göre kıyaslamak.
EBITDA, şirketin “işin motorundan” ürettiği kârlılığı hızlı görmeyi sağlar ve özellikle EV/EBITDA çarpanı ile hisse değerlemede yaygın kullanılır. Ancak EBITDA’nın nakit olmadığını, capex ve işletme sermayesi etkilerini dışarıda bıraktığını unutmadan; marj, büyüme ve borçluluk metrikleriyle birlikte okumak en doğru yaklaşımdır.