
Yayınlanma: 5 Ocak 2026 12:29
Güncellenme: 9 Ocak 2026 12:22
Küresel piyasalarda son dönemde artan jeopolitik riskler, yatırımcı davranışlarını köklü biçimde etkiliyor. ABD’nin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonu, yalnızca Latin Amerika’yı değil, enerji piyasalarından emtialara kadar geniş bir alanı etkisi altına aldı. Washington yönetimi operasyonu uyuşturucu kaçakçılığı ve demokratik sürecin ihlali gerekçesiyle savunurken, piyasalar cephesinde belirsizlik fiyatlaması hız kazandı.
Venezuela’nın geçici olarak Delcy Rodriguez yönetiminde idare edilmesi ve ABD’nin kontrollü bir geçiş sürecinden söz etmesi, özellikle petrol piyasasında kısa vadeli oynaklığı artırdı. Ancak uzmanlar, Venezuela’nın uzun yıllardır süren altyapı sorunları ve yaptırımlar nedeniyle kısa vadede küresel petrol arzını ciddi şekilde etkilemesinin zor olduğuna dikkat çekiyor.
OPEC+’ın, hafta sonu yaptığı toplantıda üretim seviyelerinde değişikliğe gitmemesi, Brent petrol fiyatlarında sert bir tepkiyi engelledi. Brent petrol yeni haftaya 60 dolar bandında yatay bir seyirle başladı. Venezuela gelişmelerinin kısa vadede küresel arz şoku yaratmayacağı beklentisi, petrol fiyatlarını dengede tutan en önemli unsur olarak öne çıkıyor.
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte yatırımcılar yeniden güvenli limanlara yöneldi. Altının ons fiyatı 4.400 dolar seviyesinin üzerine yükselirken, gümüş fiyatlarında da %4’e yaklaşan sert bir toparlanma görüldü. Teknik olarak önemli desteklerden güç alan kıymetli metallerde yükseliş isteğinin korunabileceği değerlendiriliyor.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Küresel belirsizlik sadece geleneksel piyasalarda değil, kripto para piyasasında da etkisini gösterdi. Bitcoin, son günlerde zorlandığı 88 bin dolar bandından güç alarak 93 bin dolar seviyesine doğru yükseldi. Kurumsal talebin artması ve Bitcoin ETF’lerine yönelik ilginin sürmesi, kripto piyasasında risk iştahını canlı tutuyor.
Yurt içinde ise piyasanın odağında TÜİK tarafından açıklanacak enflasyon verisi yer alıyor. İstanbul Ticaret Odası’nın verilerine göre; aralık ayında enflasyon %1,23 artarken, yıllık oran %37,68 seviyesinde gerçekleşti. Beklentiler, Türkiye genelinde enflasyonun daha düşük bir seviyede açıklanabileceği yönünde.
Faiz indirim beklentileriyle birlikte bankacılık endeksi Borsa İstanbul’da yeniden hareketlenmeye başladı. BIST Banka Endeksi’nin kritik 17 bin puan seviyesinin üzerinde kapanış yapması, teknik açıdan yeni bir yükseliş dalgasının habercisi olarak yorumlanıyor. Analistler, 22 bin puan seviyesinin orta vadede gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor.
Küresel ölçekte artan risklere rağmen, Türkiye piyasalarında CDS primlerinin 200 baz puan seviyelerine gerilemesi ve tahvil faizlerindeki düşüş, Borsa İstanbul için olumlu sinyaller veriyor. Yabancı yatırımcının, son haftalarda hisse senedi pozisyonunu artırması da bu görünümü destekliyor.
Özetle; dünyada “yıkıcı politikalar”ın hâkim olduğu bir dönemde, Borsa İstanbul’un, özellikle bankacılık ve gayrimenkul hisseleri öncülüğünde yeni bir hikâye yazma potansiyeli güçleniyor. Ancak yatırımcıların, jeopolitik gelişmeler ve küresel veri akışına karşı temkinli duruşunu koruması kritik önem taşıyor.