01.10.2026 08:54
Güncellenme: 07.10.2026 19:19

Türkiye piyasalarında fon krizinin etkileri yeni ayın ilk gününde de devam ediyor. Fonların tasfiye sürecine ilişkin belirsizliklerin sürmesi, yatırımcıların risk iştahını baskılarken, Borsa İstanbul ve tahvil piyasasında satışların devam etmesine neden oluyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen ekonomi toplantısının ardından tasfiye sürecinin koordinasyonu için Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Yetkili kurumlar yatırımcıların haklarının korunması ve sürecin yürütülmesi için çalışmalarını sürdürürken, piyasaların gözü somut adımlara çevrilmiş durumda.
Tasfiye sürecinin uzaması, özellikle likidite konusunda soru işaretlerinin artmasına neden oluyor. Piyasanın önündeki temel başlıklardan biri, fonların ellerindeki varlıkların hangi koşullarda nakde çevrileceği ve yatırımcılara ödemelerin ne zaman yapılacağı.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Fon krizinin etkileri Borsa İstanbul'da da belirgin şekilde hissediliyor. BIST 100 endeksi son üç haftada yaklaşık yüzde 20 gerilerken, eylül ayını yüzde 16,7 kayıpla tamamladı.
Bankacılık hisselerinde de satış baskısı dikkat çekti. Borsa İstanbul Bankacılık Endeksi günü yüzde 4,6 düşüşle tamamlarken bazı banka hisselerinde devre kesiciler çalıştı.
Türkiye'nin 5 yıllık CDS risk primi de 250 baz puan seviyesine yaklaşarak ülkenin risk algısındaki bozulmayı yansıttı.
Tahvil faizlerinde ise son bir haftada yaklaşık yarım puanlık yükseliş yaşanmasının ardından yeni günde önemli bir değişiklik görülmedi.
Döviz piyasasında dolar/TL kuru 49 lira seviyesinin üzerine yerleşti.
Euro/TL ise parite hareketinin de etkisiyle 55,50 seviyesine geriledi.
Fon krizinin yarattığı döviz talebi, yabancı yatırımcı hareketleri ve altın fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle TCMB'nin net yabancı para pozisyonunda da dikkat çekici bir düşüş yaşandı.
Ağustos sonunda yaklaşık 54 milyar dolar seviyesinde bulunan net yabancı para pozisyonunun, 29 Eylül valörlü işlemlerde 34,8 milyar dolara gerilediği belirtiliyor.
Bugün açıklanacak TCMB ve BDDK haftalık verileri, fon krizinin döviz ve finansal sistem üzerindeki etkilerinin daha net görülmesini sağlayabilir.
Türkiye'deki fon krizinin yanı sıra küresel piyasalarda da risk iştahını baskılayan önemli gelişmeler bulunuyor.
ABD'de 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,30 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyeleri test ederken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,65 ile 2002'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Yüksek tahvil faizleri küresel piyasalarda finansman maliyetlerini artırırken, hisse senetleri ve diğer riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor.
Enerji fiyatları da piyasaların gündeminde. Brent petrol, eylül ayını yüzde 14'ün üzerinde yükselişle tamamladıktan sonra yeni güne 97 dolar civarında başladı.
ABD'de açıklanan ağustos ayı PCE verisi piyasalara bir miktar nefes aldırdı.
Yıllık manşet PCE yüzde 3,4, çekirdek PCE ise yüzde 3 olarak gerçekleşti. Piyasa beklentileri ise sırasıyla yüzde 3,7 ve yüzde 3,4 seviyesindeydi.
Verilerin beklentilerin altında kalması, Fed'in ekim ayında faiz artıracağı yönündeki beklentilerin zayıflamasına neden oldu. Ancak enflasyonun halen Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerinde bulunması nedeniyle faiz artışı ihtimali tamamen gündemden çıkmış değil.
New York Fed Başkanı John Williams'ın yeni bir faiz artışı için aciliyet görmediğine yönelik açıklaması da piyasalardaki kısa vadeli rahatlamayı destekledi.
Yüksek tahvil faizleri ve güçlü dolar kıymetli metaller üzerinde de baskı oluşturuyor.
Ons altın, kısa süre önce 4.400 dolar seviyesini test ettikten sonra yaklaşık 4.175 dolara kadar geriledi.
Gümüşün ons fiyatı ise 71 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olamayarak 61 dolar civarına kadar çekildi.
Bitcoin ise ETF tarafındaki alımların desteğiyle diğer bazı riskli varlıklardan pozitif ayrışmayı sürdürüyor.
Eylül ayının ardından piyasaların yeni ayda takip edeceği en önemli gelişmelerden biri ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi olacak.
PCE verisinin ardından Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler bir miktar değişirken, istihdam piyasasının görünümü Fed'in sonraki adımları açısından önem taşıyor.
Türkiye tarafında ise fon krizine ilişkin gelişmeler, TCMB ve BDDK verileri ile Borsa İstanbul'daki fiyat hareketleri takip edilecek.
Özetle: Ekim ayına küresel tarafta yüksek tahvil faizleri ve petrol fiyatları, Türkiye'de ise fon krizinin yarattığı belirsizlikle giriliyor. Borsa İstanbul açısından tasfiye sürecinin nasıl ilerleyeceği ve yatırımcı güvenini yeniden tesis edecek adımların ne zaman atılacağı kritik önem taşıyor.