23.06.2026 10:00
Güncellenme: 06.07.2026 18:24

Küresel piyasalarda son haftalarda jeopolitik risklerin azalmasıyla oluşan iyimser hava yerini yeniden merkez bankalarına bıraktı. ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların enerji piyasalarındaki endişeleri hafifletmesine rağmen, yatırımcıların odağında artık Fed'in faiz politikası bulunuyor.
ABD Merkez Bankası'nın, yıl sonuna kadar yeniden faiz artırabileceği beklentisi, doların güçlenmesine neden olurken hisse senetleri ve kıymetli metaller üzerinde baskı yaratıyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh döneminde para politikasının daha şahin bir çizgiye kayabileceği beklentisi piyasalarda fiyatlanmaya başladı.
Yatırımcılar, 2026 yılının geri kalanında iki adet 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimalini değerlendirirken, bu durum dolar endeksinin son 13 ayın en yüksek seviyelerine yükselmesine neden oldu.
Dolar Endeksi (DXY) 101 seviyesinin üzerine çıkarak küresel piyasalarda risk iştahını sınırlayan en önemli faktörlerden biri haline geldi.
Faiz beklentilerindeki yükseliş özellikle büyüme ve teknoloji hisselerini olumsuz etkiliyor.
Nasdaq endeksi günü yüzde 1'in üzerinde kayıpla tamamlarken, son dönemin dikkat çeken şirketlerinde de sert satışlar görüldü. Yapay zeka ve teknoloji yatırımlarının öncülük ettiği yükseliş trendi yerini kâr realizasyonlarına bırakmaya başladı.
Asya piyasalarında da benzer bir tablo dikkat çekiyor. Japonya ve Güney Kore borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde satış baskısı görülürken yatırımcılar daha temkinli bir pozisyon alıyor.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Fed'in faiz artırabileceği beklentisi, faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Altın fiyatları son aylarda gördüğü zirvelerden önemli ölçüde gerilerken, gümüş de benzer şekilde satış baskısıyla karşı karşıya kaldı.
Uzmanlara göre; güçlü dolar ve yüksek faiz beklentileri kısa vadede kıymetli metaller için olumsuz görünüm oluşturuyor. Ancak merkez bankalarının rezerv politikaları, küresel borçluluk seviyeleri ve jeopolitik riskler uzun vadede altın ve gümüşü desteklemeyi sürdürebilir.
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı'nın açık kalması enerji piyasalarındaki endişeleri azaltıyor.
Brent petrol fiyatı 78 dolar seviyelerinde işlem görürken, piyasalar arz tarafındaki risklerin azalmasını olumlu karşılıyor. Düşen enerji fiyatları aynı zamanda küresel enflasyon baskılarının hafiflemesine katkı sağlayabilecek önemli gelişmeler arasında gösteriliyor.
Petrol fiyatlarındaki geri çekilme Türkiye açısından olumlu bir tablo oluşturuyor. Enerji maliyetlerindeki düşüşün cari açık ve enflasyon üzerindeki baskıyı azaltabileceği değerlendiriliyor.
Bu durum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın ilerleyen dönemde faiz indirimlerine daha erken başlayabileceği beklentilerini güçlendiriyor. Son haftalarda bankacılık hisselerinde görülen yükselişlerin arkasındaki temel nedenlerden biri de bu beklenti olarak öne çıkıyor.
Küresel piyasaların yönü açısından bu hafta açıklanacak ABD ekonomik verileri kritik önem taşıyor.
Özellikle Fed'in yakından takip ettiği PCE enflasyon verisi ve büyüme rakamları, faiz beklentilerinin yeniden şekillenmesine neden olabilir. Yatırımcılar, doların yönü ve Fed'in sonraki adımları konusunda bu verilerden gelecek sinyalleri dikkatle izleyecek.