24.06.2026 10:00
Güncellenme: 10.07.2026 15:01

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yeni Başkanı Kevin Warsh'ın faiz artırımlarına kapıyı açık bırakması küresel piyasalarda risk iştahını zayıflatmaya devam ediyor. Özellikle teknoloji hisselerinde görülen sert satışlar, yatırımcıların yüksek faiz ortamına ilişkin endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Nasdaq endeksi son işlem gününü yüzde 2,2 düşüşle tamamlarken, yarı iletken sektöründe kayıplar daha da derinleşti. Nvidia, Qualcomm, Micron ve Marvell gibi şirketlerde görülen satışlar teknoloji sektörünün genelini baskıladı.
Son dönemde yapay zekâ yatırımlarının öncülüğünde tarihi zirvelere yükselen Nasdaq endeksi, Fed kaynaklı endişeler nedeniyle yönünü aşağı çevirdi.
Piyasalarda yıl sonuna kadar iki adet 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimalinin fiyatlanması, büyüme odaklı teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturuyor. Yüksek faiz ortamı, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değerini de aşağı çekiyor.
Bu nedenle yatırımcılar özellikle yapay zekâ ve yarı iletken sektöründeki hisselerde kâr realizasyonuna yöneliyor.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Teknoloji satışlarının merkezinde yarı iletken sektörü yer alıyor.
Nvidia'nın piyasa değeri yeniden 5 trilyon dolar seviyesinin altına gerilerken, Micron hisseleri yüzde 13, Qualcomm yüzde 8 ve Marvell hisseleri yüzde 9'un üzerinde değer kaybetti.
Uzmanlar, yapay zekâ yatırımlarına yönelik uzun vadeli beklentilerin güçlü kalmaya devam ettiğini ancak kısa vadede yükselen faizlerin sektör üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtiyor.
Son haftaların en çok konuşulan hisselerinden biri olan SpaceX de satış dalgasından nasibini aldı.
135 dolarlık halka arz fiyatından sonra kısa sürede 226 dolar seviyesine kadar yükselen hisse, son günlerde yaşanan düzeltme hareketiyle birlikte yeniden 150 dolar seviyelerine geriledi.
Analistler, halka arz sonrası oluşan aşırı iyimserliğin yerini daha temkinli bir fiyatlamaya bıraktığını ifade ediyor.
Fed'in şahin tutumu yalnızca hisse senetlerini değil döviz piyasalarını da etkiliyor.
Dolar endeksi (DXY) 101,50 seviyesine yükselerek son 13 ayın en yüksek seviyelerini test etti. Güçlenen dolar, euro ve sterlin başta olmak üzere birçok para birimi üzerinde baskı yaratıyor.
EUR/USD paritesi yeniden 1,14 seviyesinin altına gerilerken, Japon yeni de dolar karşısında son 40 yılın en zayıf seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor.
Doların güç kazanması ve faiz beklentilerinin yükselmesi, kıymetli metaller üzerinde de baskı oluşturuyor.
Altının ons fiyatı 4.050 dolar seviyelerine kadar gerilerken, gümüş ise kritik 61 dolar desteğini test ediyor. Piyasalarda kısa vadeli satış baskısı devam etse de, merkez bankalarının altın talebi ve küresel borçluluk seviyeleri gibi uzun vadeli destekleyici unsurların varlığını koruduğu belirtiliyor.
Piyasaların kısa vadeli yönü açısından bu hafta açıklanacak ABD PCE enflasyon verisi kritik önem taşıyor.
Fed'in en çok takip ettiği enflasyon göstergesi olan PCE verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi halinde faiz artırımı beklentileri daha da güçlenebilir. Bu senaryoda doların yükselişini sürdürmesi, teknoloji hisseleri ile altın ve gümüş üzerindeki baskının devam etmesi beklenebilir.