20.08.2026 08:09
Güncellenme: 22.08.2026 08:12

ABD tahvil piyasasında son haftalarda artan satış baskısı, ABD Hazinesi'nin yeni adımıyla kısa vadede hafifledi. Hazine Bakanlığı, 10-30 yıl vadeli tahvillerde gerçekleştirdiği geri alımların büyüklüğünü işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracağını açıkladı.
Açıklamanın ardından ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi %5,20 seviyelerine gerilerken, 10 yıllık tahvil faizi de %4,65 civarına çekildi. Tahvil faizlerindeki düşüş küresel piyasalarda risk iştahını desteklerken, altın, gümüş ve Bitcoin tarafında da yükseliş görüldü.
ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin son dönemde yükselmesinde kamu borcundaki hızlı artış, bütçe açıkları ve şirketlerin özellikle yapay zeka yatırımlarını finanse etmek için gerçekleştirdiği yüksek miktardaki borçlanma etkili oluyor.
ABD'nin kamu borcu ilk kez 40 trilyon doların üzerine çıkarken, yatırımcılar artan borcu taşımak için daha yüksek faiz talep ediyor.
30 yıllık tahvil faizinin hafta başında %5,34 ile yaklaşık 20 yılın zirvesini görmesi ise Washington yönetimi üzerindeki baskıyı artırdı.
Hazine'nin tahvil geri alımlarını artırması, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin piyasalarda yaratabileceği baskıyı azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Tahvil faizlerindeki gerileme ve Fed'in gelecekte faiz artırmakta zorlanacağı beklentisinin güçlenmesi, değerli metallere yeniden destek verdi.
Ons altın daha önce 4.500 dolar seviyesine yaklaşırken, son dönemde yaşanan satışlarla birlikte önemli ölçüde gerilemişti. Teknik açıdan piyasaların takip ettiği kritik seviye ise 4.510 dolar civarındaki 200 günlük hareketli ortalama.
Bu seviyenin aşılması halinde altında 5.000 dolar bölgesinin yeniden gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Gümüşte ise kısa vadede 71 dolar, devamında 80 dolar seviyeleri öne çıkıyor.
Küresel piyasalarda risk iştahının yeniden güçlenmesi kripto para piyasasına da yansıdı.
Bitcoin, uzun süredir hareket ettiği 64 bin dolar bölgesinden yükselerek 70 bin dolar seviyesine yaklaştı. Teknik açıdan 71 bin dolar seviyesi Bitcoin için önemli bir direnç olarak takip ediliyor.
Tahvil faizlerinin gerilemesi, doların zayıflaması ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin değişmesi, Bitcoin gibi riskli varlıklar açısından kısa vadede destekleyici bir ortam oluşturuyor.
Fed'in temmuz ayı toplantısına ilişkin tutanaklarda enflasyon konusunda endişelerin arttığı görüldü.
Fed politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit tutarken, toplantıda üç üye 25 baz puanlık faiz artışını destekledi.
Bununla birlikte son dönemde açıklanan enflasyon ve istihdam verilerinin beklentileri karşılamaması, eylül ayında yeni bir faiz artışı ihtimalini sınırlıyor.
Piyasalar şu anda Fed'in eylül toplantısında faizi sabit tutma ihtimalini daha güçlü fiyatlıyor.
ABD kamu borcunun 40 trilyon doları aşması, uzun vadede piyasaların en önemli risklerinden biri olarak görülüyor.
ABD'nin yılda yaklaşık 1,1 trilyon dolar faiz ödemesi yapması, yüksek faizlerin bütçe üzerindeki yükünü artırıyor. Borcun büyümeye devam etmesi, yatırımcıların ABD tahvillerinden daha yüksek getiri talep etmesine neden olabilir.
Bu nedenle Hazine'nin tahvil geri alımlarını artırması piyasaları kısa vadede rahatlatırken, ABD'nin borç ve bütçe açığı sorununu ortadan kaldırmıyor.
Türkiye tarafında da küresel risk iştahındaki toparlanmanın etkileri görülüyor.
Borsa İstanbul ana endeksi önceki günü yaklaşık %2,4 yükselişle tamamlarken, bankacılık hisselerinde de güçlü alımlar görüldü.
Dolar/TL kuru 48 TL seviyesine yaklaşırken, iki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi %41'in altına geriledi. CDS risk primi ise 223 baz puan civarında yatay seyrini korudu.
ABD tahvil piyasasındaki rahatlamanın küresel piyasalara nefes aldırmasıyla TL ve TL cinsi varlıklara yönelik ilginin de desteklenmesi bekleniyor.
ABD Hazinesi'nin tahvil geri alımlarını artırması piyasalar açısından kısa vadeli bir rahatlama sağladı. Tahvil faizleri gerilerken dolar değer kaybetti, hisse senetleri toparlandı ve altın, gümüş ile Bitcoin yeniden yükselişe geçti.
Ancak ABD'nin 40 trilyon doları aşan kamu borcu, yüksek bütçe açıkları ve enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısı hâlâ masada.
Bu nedenle Hazine'nin hamlesi piyasalar için bir “morfin” etkisi yaratmış olsa da küresel ekonominin temel sorunlarının tamamen ortadan kalktığını söylemek için henüz erken.