21.08.2026 08:57
Güncellenme: 22.08.2026 08:03

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in uzun vadeli ABD tahvillerindeki geri alımların daha da artırılabileceğini açıklaması küresel piyasalarda yeni bir fiyatlama dalgası başlattı.
ABD Hazinesi'nin tahvil piyasasında daha aktif rol üstlenmeye hazır olduğu mesajı, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin kontrol altına alınabileceği beklentisini güçlendirdi. Dolar endeksi gerilerken; altın, gümüş ve Bitcoin değer kazandı.
ABD'de 30 yıllık tahvil faizi son dönemde yaklaşık 20 yılın zirvesine çıkarak %5,34 seviyesini test etti.
Bessent ise uzun vadeli faizlerin ABD ekonomisinin temel görünümünü tam olarak yansıtmadığını belirtti. Hazine Bakanı, Ortadoğu'daki savaşın yanı sıra yaz aylarında işlem hacimlerinin düşmesini ve yapay zeka yatırımlarını finanse etmek amacıyla şirketlerin gerçekleştirdiği yüksek miktardaki tahvil ihraçlarını piyasalardaki likidite baskısının nedenleri arasında gösterdi.
ABD Hazinesi daha önce 10-30 yıl vadeli tahvillerde işlem başına 2 milyar dolar olan geri alım miktarını en az 4 milyar dolara çıkarmıştı. Bessent, bu miktarın daha da artırılabileceğinin sinyalini verdi.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Hazine'nin hamlesi yalnızca likidite sorunu açısından değerlendirilmiyor.
ABD'nin kamu borcu 40 trilyon doları aşmış durumda. Üstelik ülkenin yıllık faiz giderleri yaklaşık 1,2 trilyon dolara ulaşmış bulunuyor.
Borç büyüdükçe yatırımcıların ABD tahvillerini taşımak için daha yüksek getiri talep etmesi, uzun vadeli faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Bu nedenle Hazine'nin tahvil geri alımlarını artırması kısa vadede piyasayı rahatlatabilecek olsa da ABD'nin borç ve bütçe sorununu tek başına çözmüyor.
Tahvil piyasasındaki gelişmeler dolar üzerinde de etkili oldu.
Dolar endeksi DXY, 98,7 seviyesine kadar gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini gördü.
Doların zayıflaması özellikle altın ve diğer dolar bazlı varlıklar açısından destekleyici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
EURUSD paritesi 1,17 seviyesine yükselirken, sterlin de 1,3660 ile son altı ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Altın fiyatlarında yeniden güçlü bir hareket başladı.
Ons altın, piyasaların yakından takip ettiği 200 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 4.510 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Fiyat 4.540 dolara kadar yükseldi.
Teknik açıdan bir sonraki önemli direnç 4.576 dolar seviyesinde bulunuyor.
Piyasalarda altın için orta vadede daha yüksek hedefler konuşulsa da mevcut yükselişin düz bir şekilde devam etmesi beklenmiyor.
Özellikle gelecek hafta gerçekleştirilecek Jackson Hole toplantısı, Fed'in para politikası ve faiz görünümü açısından değerli metallerin yönü üzerinde belirleyici olabilir.
Gümüş de yükselişini sürdürüyor.
Ons gümüş 69 dolar seviyesini test ederek son iki ayın en yüksek seviyesine çıktı. Teknik açıdan yatırımcıların takip ettiği kritik bölge ise 71,95 dolar seviyesindeki 200 günlük hareketli ortalama.
Bu seviyenin aşılması halinde gümüşte yükselişin daha güçlü bir teknik görünüme kavuşması beklenebilir.
Kripto para piyasasında ise Bitcoin dikkat çekici bir yükseliş gerçekleştirdi.
Bitcoin bu hafta yaklaşık %20 değer kazanarak 75 bin dolar seviyesine kadar yükseldi.
Daha önce 71 bin dolar seviyesini önemli hedef olarak takip eden piyasalarda, bu seviyenin aşılmasıyla birlikte bir sonraki önemli hedef 84 bin dolar olarak öne çıkıyor.
Doların zayıflaması, uzun vadeli tahvil faizlerinde yaşanan gerileme ve Fed'in faiz artışlarında zorlanacağı beklentisi Bitcoin açısından destekleyici bir ortam oluşturuyor.
Türkiye'de küresel altın fiyatlarındaki yükseliş ve döviz kurundaki hareketlilik gram altına da yansıdı.
Gram altın 7 bin TL seviyesini test ederken, EURTRY 56,30, GBPTRY ise 65,50 seviyesine kadar yükseldi.
Türkiye'de altın fiyatlarındaki yükseliş yalnızca yatırımcıların portföylerini etkilemiyor. Artan servet etkisi, tüketim ve iç talep üzerinde de etkili olabiliyor.
Bu nedenle altın fiyatlarındaki yükseliş, iç talebi soğutmaya çalışan TCMB açısından yakından takip edilmesi gereken gelişmeler arasında yer alıyor.
TCMB'nin net yabancı para pozisyonu, altın fiyatlarındaki yükseliş ve döviz alımlarının etkisiyle 51,2 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Haftalık verilerde TL mevduatın toplam mevduat içerisindeki payının %62 seviyesine çıktığı görülürken, yabancı yatırımcıların hisse senedi alımlarında da ivmelenme dikkat çekti.
BIST 100 endeksi ayın ilk üç haftasında yaklaşık %7 yükseldi.
USDTRY 48 TL seviyesine yaklaşırken iki yıllık gösterge tahvil faizi %40,87 seviyesinde kaldı. CDS risk primi ise 223 baz puan civarında yatay seyrini sürdürdü.
Ortadoğu'daki jeopolitik riskler devam ederken Brent petrolün varil fiyatı da yükselişini sürdürüyor.
Brent petrol 94 dolar seviyesine yaklaşırken, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlar açıklayacağına ilişkin beklentiler enerji piyasasındaki riskleri canlı tutuyor.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi küresel enflasyon görünümü açısından da önem taşıyor.
Önümüzdeki haftanın en önemli gündemlerinden biri, Jackson Hole toplantısı olacak.
Fed'in faiz politikası, uzun vadeli tahvil faizleri, doların seyri ve enflasyon görünümüne ilişkin mesajlar; altın, gümüş, Bitcoin ve küresel hisse senetlerinin yönü açısından yakından takip edilecek.
Bessent'in tahvil geri alımlarını artırabileceği mesajı piyasalara kısa vadede önemli bir destek verdi. DXY'nin gerilemesiyle birlikte altın ve Bitcoin yeniden güçlü bir momentum yakalarken, gümüş de yükselişini sürdürüyor.
Ancak ABD'nin 40 trilyon doları aşan kamu borcu, yüksek faiz giderleri, bütçe açıkları ve Ortadoğu'daki savaş kaynaklı enerji riski hâlâ masada.
Bu nedenle piyasalar için asıl soru şu: Bessent'in müdahalesi kalıcı bir trend değişiminin başlangıcı mı, yoksa yükselen borç maliyetlerine verilen geçici bir destek mi?