31.08.2026 08:56
Güncellenme: 08.09.2026 20:27

Küresel piyasalar haftaya ABD-İran geriliminin yeniden tırmanması ve Fed Başkanı Kevin Warsh'ın şahin mesajlarının etkisiyle başladı. Brent petrol 90 doların üzerine çıkarken, altın ve gümüşte sert satışlar görüldü. Türkiye'de ise gözler büyüme ve enflasyon verilerine çevrildi.
ABD ile İran arasındaki gerilimin hafta sonunda yeniden tırmanması, yeni haftanın ilk işlem gününde küresel piyasalarda risk iştahını baskıladı.
ABD'nin, İran'a yönelik yeni saldırıları ve İran'ın bölgedeki ABD üslerine karşılık vermesi, jeopolitik risklerin yeniden fiyatlamaya girmesine neden oldu. Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin azalması da enerji piyasalarında hareketliliği artırdı.
Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2'nin üzerinde yükselerek yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon beklentileri açısından da yakından takip ediliyor.
Asya borsalarında ise satış baskısı öne çıktı. Nikkei yüzde 1,2, Tayvan borsası yüzde 1,3 ve Güney Kore KOSPI endeksi yüzde 1,6 geriledi. Avrupa ve ABD vadeli endekslerinde de düşüşler görüldü.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Geçen hafta Jackson Hole toplantısında konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh, ABD'de enflasyonun yüzde 2 hedefine yeterince hızlı yaklaşmadığına dikkat çekti.
Warsh'ın açıklamaları, Fed'in faiz politikasında daha sıkı bir duruş sergileyebileceği şeklinde yorumlandı. Bunun ardından eylül ayında faiz artırımı beklentisi yeniden yükseldi.
Piyasalar açısından bundan sonraki süreçte özellikle iki veri önem taşıyor:
İstihdamın güçlü kalması ve enflasyonun yüksek seyretmesi, Fed'in faiz artırımı için elini güçlendirebilir. Böyle bir senaryoda dolar ve kısa vadeli tahvil faizleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşması beklenebilir.
Warsh'ın şahin mesajlarının ardından ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareket görüldü.
10 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 4,71 seviyesine yükselirken, faiz beklentilerine daha duyarlı olan 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,33 seviyesine çıktı.
Doların güçlenmesi özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturabilir. Doların değer kazanması, aynı zamanda dolar üzerinden fiyatlanan altın ve diğer değerli metaller açısından da kısa vadeli risk oluşturuyor.
Fed'in daha şahin bir politika izleyebileceği beklentisi, faiz getirisi bulunmayan değerli metaller üzerinde satış baskısı oluşturdu.
Altının ons fiyatı kısa süre içerisinde 4.630 dolar seviyesinden 4.450 dolar bölgesine geriledi. Gümüşte ise satış daha sert gerçekleşti ve ons fiyatı 71 dolar seviyelerinden 66 dolara kadar çekildi.
Buna rağmen uzun vadede yüksek kamu borçları, bütçe açıkları, merkez bankalarının altın talebi ve dolar sistemine yönelik rezerv çeşitlendirme eğilimi değerli metaller açısından takip edilen temel unsurlar olmaya devam ediyor.
Gümüş açısından 71 dolar seviyesi önemli bir teknik eşik olarak öne çıkarken, bu seviyenin üzerinde kalıcı hareketler yeniden yükseliş beklentisini güçlendirebilir.
Kripto para piyasasında Bitcoin, küresel risk iştahındaki değişim ve Fed beklentileri nedeniyle yakından izleniyor.
Bitcoin'in 80 bin dolar civarındaki hareketi yatırımcıların odağında bulunurken, para politikasına ilişkin yeni mesajlar kripto varlıklarda volatiliteyi artırabilir.
Fed'in daha şahin bir politika sinyali vermesi Bitcoin gibi riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir. Buna karşılık faiz beklentilerinin gevşemesi ve likidite koşullarının iyileşmesi kripto para piyasasını destekleyebilir.
Türkiye piyasalarının önemli gündem maddelerinden biri de Sermaye Piyasası Kurulu'nun yatırım fonlarına yönelik yeni düzenlemesi oldu.
Yeni düzenlemeyle aynı portföy yönetim şirketinin yönettiği fonların toplamda bir şirket sermayesinin yüzde 20'sinden fazlasına sahip olmasının önüne geçiliyor. Daha önce bazı serbest fonların dışında kalabildiği hesaplamaya artık bu fonlar da dahil ediliyor.
Düzenlemenin özellikle belirli hisselerde yoğun pozisyon taşıyan fonlar açısından önümüzdeki dönemde önem kazanması bekleniyor.
Limitlerin üzerinde pozisyon taşıyan fonların uyum sürecinde portföylerini yeniden düzenlemesi gerekebilir. Bu durum, bazı hisselerde dönemsel satış baskısı oluşturabilir.
Öte yandan düzenlemenin daha fazla şeffaflık, risk dağılımı ve raporlama açısından sermaye piyasaları için olumlu sonuçlar yaratması da mümkün.
Borsa İstanbul ana endeksi son haftalarda yükseliş eğilimini korurken, TCMB'nin normalleşme adımları ve piyasa faizlerindeki hareketler hisse senetleri açısından önemini sürdürüyor.
Faizlerde yaşanabilecek gevşeme özellikle bankacılık sektörü açısından destekleyici olabilir. Yabancı yatırımcıların hisse senedi portföylerindeki değişim ve yerli yatırımcıların mevduat tercihleri de Borsa İstanbul'un yönü açısından takip edilecek göstergeler arasında bulunuyor.
SPK'nın fon düzenlemesi ise bazı hisselerdeki fon yoğunlaşmasının azalmasına neden olabilir. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca endeks hareketine değil, hisse bazında fon sahipliğine ve portföy değişimlerine de dikkat etmesi önem taşıyor.
Yurt içi piyasalarda haftanın en önemli veri gündemi büyüme ve enflasyon rakamları olacak.
Bugün Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğine ilişkin GSYH büyüme verisi açıklanacak. Piyasa beklentisi yüzde 2,5 seviyesinde bulunuyor.
Perşembe günü ise ağustos ayı enflasyon verisi takip edilecek. Enflasyon rakamı, TCMB'nin önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin beklentiler açısından kritik önem taşıyor.
Enflasyonda beklentilerin üzerinde bir sonuç alınması faiz indirimi beklentilerini sınırlayabilecekken, daha düşük bir enflasyon rakamı TCMB'nin önündeki hareket alanını genişletebilir.
Dolar/TL kuru kontrollü yükseliş eğilimini sürdürüyor. Küresel piyasalarda doların güçlenmesi ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler, Türk lirasının seyri açısından yakından izleniyor.
Gram altın ise hem ons altındaki hareketten hem de dolar/TL kurundan etkilenmeye devam ediyor. Ons altındaki sert geri çekilmeye rağmen yüksek dolar/TL kuru gram altındaki düşüşün sınırlanmasına neden olabilir.
Bu nedenle gram altın yatırımcıları açısından önümüzdeki dönemde hem Fed kararları hem ABD tahvil faizleri hem de dolar/TL hareketi önem taşıyacak.
Yeni haftada yatırımcıların takip etmesi gereken başlıklar şöyle:
Küresel piyasalarda jeopolitik riskler, yüksek tahvil faizleri ve Fed'in para politikası aynı anda fiyatlanırken, Türkiye tarafında ise büyüme ve enflasyon verileri öne çıkıyor. Bu nedenle yeni haftada hem küresel risk iştahındaki değişimler hem de yurt içindeki faiz beklentileri Borsa İstanbul, dolar, altın ve kripto para piyasalarının yönü açısından belirleyici olabilir.