19.06.2026 10:00
Güncellenme: 06.07.2026 19:01

ABD ile İran arasında imzalanan geçici anlaşmanın ardından küresel piyasalarda yeni bir fiyatlama dönemi başladı. Petrol fiyatlarında sert geri çekilme yaşanırken, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın şahin mesajları doların güçlenmesine neden oldu. Güçlü dolar teması altın ve gümüş başta olmak üzere değerli metaller üzerinde baskı yaratırken yatırımcılar Fed'in sonraki adımlarını yakından takip ediyor.
Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!
Küresel enerji piyasalarının odağında yer alan ABD-İran gerilimi, taraflar arasında imzalanan geçici anlaşmayla yeni bir boyuta taşındı. Anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndan petrol sevkiyatlarının yeniden başlaması arz endişelerini önemli ölçüde azalttı.
Brent petrol fiyatı son bir haftada yaklaşık yüzde 10 gerileyerek 79 dolar seviyelerine kadar düştü. Özellikle İran petrolünün yeniden küresel piyasalara dönme ihtimali ve Kuveyt'in üretim artırma kararı enerji fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırdı.
Analistler, anlaşmanın kalıcı hale gelmesi durumunda petrol fiyatlarında düşüş eğiliminin devam edebileceğini değerlendiriyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş normal şartlarda risk iştahını artırabilecek bir gelişme olarak görülse de, Fed cephesinden gelen mesajlar piyasalarda farklı bir denge oluşturdu.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın göreve geldikten sonraki ilk toplantısında verdiği mesajlar, piyasalar tarafından şahin olarak yorumlandı. Fed üyelerinin önemli bir bölümü yıl sonuna kadar faiz artırımı ihtimalini masada tutarken, dolar endeksi de yükselişini sürdürdü.
DXY endeksi 100,8 seviyesine ulaşarak son 13 ayın zirvesine yaklaşırken, yatırımcıların güvenli liman tercihlerinde dolar yeniden öne çıktı.
Güçlenen dolar ve yükselen faiz beklentileri, faiz getirisi olmayan değerli metaller üzerinde baskı oluşturuyor.
Ons altın 4.150 dolar seviyesine kadar gerilerken, gümüş fiyatı da 64 dolar seviyesinin altını test etti. Fed toplantısı öncesinde yüzde 60 seviyelerinde bulunan yıl sonu faiz artırımı beklentisinin yüzde 90'a yaklaşması, satış baskısını hızlandıran unsurlar arasında yer aldı.
Bununla birlikte uzmanlar mevcut geri çekilmeyi uzun vadeli trend değişimi olarak değerlendirmiyor. Özellikle merkez bankalarının altın talebinin güçlü kalması, değerli metaller açısından destekleyici unsur olmaya devam ediyor.
Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) gerçekleştirdiği son ankette merkez bankalarının altına yönelik ilgisinin sürdüğü görüldü.
Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 89'u küresel altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ay içinde artmaya devam edeceğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 45'i ise kendi altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtiyor.
Öte yandan merkez bankalarının önemli bir bölümü, ABD dolarının küresel rezervler içindeki payının önümüzdeki yıllarda azalmasını bekliyor. Bu durum uzun vadede altına olan talebin devam edebileceğine işaret ediyor.
Petrol fiyatlarındaki gerileme Türkiye ekonomisi açısından olumlu karşılanıyor. Enerji maliyetlerinin düşmesi, cari açık ve enflasyon görünümünü destekleyen önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi 220 baz puan seviyelerine gerilerken, iki yıllık gösterge tahvil faizinde de düşüş yaşanıyor. Ayrıca faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesiyle Borsa İstanbul Bankacılık Endeksi son iki haftada yaklaşık yüzde 20 yükseliş gösterdi.
Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki mevcut seviyelerin korunması halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz indirim sürecine beklenenden daha erken başlayabileceği görüşünü dile getiriyor.
Küresel piyasalarda önümüzdeki dönemin ana gündem maddeleri Fed'in faiz politikası ve ABD-İran anlaşmasının uygulanma süreci olacak.
Petrol fiyatlarının seyri, doların gücü ve merkez bankalarının atacağı adımlar; altın, gümüş, hisse senetleri ve döviz piyasalarının yönünü belirlemeye devam edecek. Özellikle Fed'in faiz artırımı konusunda vereceği yeni sinyaller yatırımcıların risk iştahı üzerinde belirleyici rol oynayabilir.