21 Ekim 2026: TCMB Rezervleri Geriledi, BIST'te Fırsat Arayışı

Küresel piyasalarda petrol fiyatları, Fed'in faiz beklentileri ve jeopolitik riskler gündemdeki yerini koruyor. Türkiye'de TCMB'nin net yabancı para pozisyonundaki gerileme dikkat çekerken, BIST 30 ve BIST 100 endekslerindeki yükseliş, düşük değerlemeli hisselere yönelik ilgiyi artırdı.

Jonah

21.10.2026 08:49

Güncellenme: 22.10.2026 00:23

21 Ekim 2026: TCMB Rezervleri Geriledi, BIST'te Fırsat Arayışı

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 21 Ekim 2026: TCMB Rezervleri Geriledi, BIST'te Fırsat Arayışı

Küresel piyasalarda enerji fiyatları, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik gelişmeler yatırımcıların gündeminde bulunuyor. Ons altın 4.120 dolar seviyesine gerilerken, gümüş 57,50 dolar civarında işlem görüyor. Brent petrolün 110 doların üzerinde kalması ise enflasyon ve faiz beklentileri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Petrol fiyatlarının 120 dolara doğru yükselme ihtimali gündeme gelirken, olası bir düzeltme hareketinin enflasyon endişelerini hafifletebileceği değerlendiriliyor. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi, faiz getirisi bulunmayan altın ve gümüş gibi kıymetli metaller açısından destekleyici olabilir.

Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi, merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranmasına neden oluyor. Yüksek faizler şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken özellikle büyüme ve teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturabiliyor.

Fed'in faiz beklentileri değişiyor

Fed'in para politikasına ilişkin beklentilerde dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Reuters'ın 100 ekonomistle gerçekleştirdiği ankete göre, 94 ekonomist Fed'in gelecek haftaki toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutmasını bekliyor. Ankete katılan ekonomistlerin tamamı ise aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı öngörüyor.

Ekonomistlerin yaklaşık yüzde 40'ının en az iki faiz artışı daha beklemesi, enflasyonla mücadelenin uzun sürebileceğine işaret ediyor. Güçlü ekonomik büyüme, yüksek enerji fiyatları ve gümrük vergilerinin fiyatlar üzerindeki etkisi, enflasyon görünümünü zorlaştıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Bununla birlikte, Fed yetkililerinin aceleci davranmayacakları yönündeki mesajları ve ekim ayında faiz artırımı ihtimalinin zayıflaması, ABD tahvil faizlerinin zirve seviyelerinden yaklaşık 25 baz puan gerilemesine eşlik etti.

Yatırımın Yeni Adı Paratron ile Siz de Kazanmaya Başlayın!

SpaceX bilançosu ve yapay zekâ yatırımları gündemde

Elon Musk'ın SpaceX ile Tesla'nın birleşmesini olumlu bir fikir olarak değerlendirmesi, iki şirketin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Olası birleşmeyi incelemek üzere özel komiteler kurulduğu belirtilirken, henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmuyor.

SpaceX'in açıklanan üçüncü çeyrek sonuçları da dikkat çekti. Şirketin gelirleri yıllık yüzde 161 artışla 14,6 milyar dolara yükselirken, yapay zekâ faaliyetlerinden elde edilen gelir yaklaşık 7,6 milyar dolara ulaştı. Şirket aynı dönemde 4,4 milyar dolar net kâr açıkladı.

Buna karşılık, yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımların etkisiyle sermaye harcamaları yaklaşık üç kat artarak 19,6 milyar dolara çıktı. Güçlü gelir ve kârlılık rakamlarına rağmen artan yatırım maliyetleri, yapay zekâ sektöründe harcamaların ne zaman sürdürülebilir getiriye dönüşeceği sorusunu gündemde tutuyor.

Fransa'da siyasi belirsizlik tahvil piyasalarını etkiliyor

Fransa'da güvenlik sorunları, hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerine yönelik tepkiler siyasi tansiyonu yükseltiyor. Yeni gösteriler öncesinde güvenlik önlemlerinin artırılması, ülkedeki toplumsal huzursuzluğun ekonomik görünüm üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri güçlendiriyor.

Bütçe ve borç sorunlarıyla da mücadele eden Fransa'da 10 yıllık tahvil faizinin 24 yılın en yüksek seviyesine ulaşması dikkat çekiyor. Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizleri arasındaki farkın 150 baz puana çıkması, ülkeye ilişkin risk algısının arttığını gösteriyor. Euro ise 1,1230 seviyelerinde yatay seyrini sürdürüyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler petrol arzı riskini artırıyor

Orta Doğu'daki güvenlik gelişmeleri, küresel enerji arzına yönelik endişeleri canlı tutuyor. Hürmüz Boğazı'nın güneyinde bir petrol tankerinin deniz mayınına çarparak alev alması ve bölgede son iki haftada çok sayıda gemiye saldırı düzenlendiğine ilişkin haberler, petrol fiyatları açısından önemli bir risk oluşturuyor.

Saldırıların Umman Körfezi'ne kadar yayılması ve Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın petrol tesisleri ile havalimanlarını hedef alması, enerji sevkiyatının güvenliğine ilişkin kaygıları artırıyor.

Pakistan'ın arabuluculuğunda diplomatik temaslar yeniden hız kazanmış olsa da, İran'ın görüşmeler için yaptırımların ve limanlarına yönelik ablukanın kaldırılmasını şart koşması, kısa vadede anlaşmaya ulaşılmasını zorlaştırıyor.

Rusya-Ukrayna savaşında diplomasi trafiği hızlanıyor

Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik görüşmeler yeniden gündeme gelirken, ABD temsilcisi Steve Witkoff'un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi bekleniyor. Ukrayna yönetimi ve Avrupalı yetkililer arasındaki temaslarda güvenlik garantileri ile savaş sonrası ekonomik düzenlemelerin ele alındığı belirtiliyor.

Buna karşın Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırması ve hava savunma sistemlerinin teslimatında yaşanan gecikmeler, Kiev üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Diplomatik girişimler barış ihtimalini gündeme getirse de olası bir anlaşmanın şartları belirsizliğini koruyor.

Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasında yeni gelişme

Libya'nın doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onayladığı bildirildi. Karar, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları ve olası enerji arama faaliyetleri açısından önem taşıyor.

Yunanistan ve Avrupa Birliği'nin anlaşmaya yönelik itirazlarını sürdürmesi, konunun bölgesel diplomasi açısından önemini koruduğunu gösteriyor. Türkiye'nin Libya'nın farklı siyasi taraflarıyla ilişkilerini geliştirmesi, Doğu Akdeniz'deki diplomatik temaslar bakımından yakından izleniyor.

TCMB'nin net yabancı para pozisyonu geriledi

Türkiye piyasalarında gözler, 22 Ekim'de açıklanması beklenen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararına çevrildi. Faiz toplantısı öncesinde bankanın net yabancı para pozisyonundaki gerileme dikkat çekiyor.

Bültende aktarılan analitik bilanço verilerine göre, TCMB'nin net yabancı para pozisyonu son dört iş gününde 6,7 milyar dolar azaldı. Söz konusu göstergenin 26 Ağustos'taki 53,9 milyar dolar seviyesinden 19 Ekim valörlü işlemlerde 32,4 milyar dolara gerilediği belirtiliyor.

Bu değişimin nedenlerini tek bir faktöre bağlamak doğru olmayabilir. Döviz işlemleri, fon piyasalarındaki gelişmeler ve yatırımcı tercihlerindeki değişimler birlikte değerlendirilmelidir. TCMB'nin faiz kararı ve karar metninde vereceği mesajlar, Türk lirası ve tahvil piyasalarının yönü açısından önem taşıyor.

BIST 30 ve BIST 100'de yükseliş: Ucuz hisseler öne çıkıyor

Türk hisse senetlerinde son dönemde yaşanan değer kayıplarının ardından bazı şirketlerin değerleme oranları yatırımcıların dikkatini çekiyor. BIST 30 kapsamındaki bazı şirketlerde piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) oranının 1'in altına inmesi, borsa değerlemelerinin tarihsel ve muhasebe ölçütlerine göre düşük seviyelere gerilediğine işaret ediyor.

Türk Hava Yolları'nın PD/DD oranı 0,37 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, piyasanın şirketin özkaynaklarının defter değerine kıyasla daha düşük bir değer biçtiğini gösteriyor. Ancak PD/DD oranının düşük olması tek başına hissenin ucuz veya yatırım için uygun olduğunu kanıtlamıyor. Şirketin kârlılığı, borçluluğu, varlıklarının niteliği ve gelecekteki büyüme beklentileri de değerlendirilmelidir.

Aktarılan verilere göre, BIST 30 ve BIST 100 endeksleri önceki işlem gününü yüzde 3,2 yükselişle tamamlarken, bankacılık endeksi XBANK yüzde 1,83 değer kazandı.

Bu yükseliş, piyasalarda kesin olarak dip seviyenin görüldüğü anlamına gelmiyor. Fon krizinin etkileri, yatırımcı güvenindeki zayıflama ve yabancı yatırımcı ilgisini sınırlayabilecek MSCI faktörü risk oluşturmaya devam ediyor. Buna rağmen, değerlemeleri gerileyen şirketlerde uzun vadeli yatırımcılar açısından kademeli alım fırsatlarının oluşabileceği değerlendiriliyor.

Piyasalarda 22 Ekim TCMB kararı izlenecek

21 Ekim 2026 itibarıyla küresel piyasalarda petrol fiyatları, Fed'in faiz beklentileri ve jeopolitik riskler belirleyici olmaya devam ediyor. Türkiye'de ise TCMB'nin net yabancı para pozisyonundaki gerileme ve hisse senetlerinde görülen toparlanma öne çıkan gelişmeler arasında yer alıyor.

22 Ekim'de açıklanması beklenen TCMB faiz kararı, Türk lirası, tahvil faizleri ve borsa açısından önemli bir gündem maddesi olacak. Hisse senetlerinde düşük değerlemeler dikkat çekse de kısa vadeli yön konusunda kesin bir sonuca varmak için erken. Bu nedenle yatırım kararlarında şirketlerin temel göstergeleri, risk yönetimi ve yatırım vadesinin birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.

Not: Bu içerik piyasa bülteninde aktarılan bilgi ve değerlendirmeler temel alınarak hazırlanmıştır. Veriler bağımsız olarak doğrulanmamıştır; yatırım tavsiyesi değildir.

En Popüler Haberler

Yorum Yap

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Borsa uzmanı görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapan yok! İlk yorumu siz yapın...